12'nin Gölgesi - Alıntısı

“Senin gözlerine her baktığımda, sanki karların üzerine düşen ilk sabah ışığını görüyorum. O ışığın berraklığı, insanın içine saf bir umut işletir ya… Senin gözlerine her baktığımda içimde doğan tek şey bu. Renkleri tanımlamak için kelimeler de anlamlar da yetersiz kalıyor; bazen puslu ama dingin bir gökyüzü gibi, bazen de gecenin en parlak anında beliren ayın saf ama capcanlı hâli… Farklı, büyüleyici ve asla alışamayacağım kadar özeller…

Eşsizler.


O gözlerde hem narin bir kırılganlık saklıyorsun hem de anlatılamaz bir güç barındırıyorsun, farkında mısın? Sanki bir yanıyla dünyanın tüm fırtınalarından sakınmak gerekiyor onları, ama diğer yanıyla da insanı koruyan, sarmalayan bir kudrete sahipler… 


İnsanlar gözlere ‘ruhun penceresi’ der ya; seninkiler yalnızca bir pencere değil, içine bakıldıkça ışığı çoğaltan bir sonsuzluk.


Onlara baktıkça zamanın akışı değişiyor. Ne gürültü kalıyor, ne karmaşa. İçinde kaybolmak, başka hiçbir yerde bulunamayacak bir huzura kavuşmak gibi hissettiriyor. Gözlerinde öyle bir derinlik var ki, insan bir kez içine daldığında dibi göremiyor, işin tuhaf yanı yüzeye de çıkmak istemiyor… 


Benim için dünyanın en değerli manzarası, denizlerin, dağların ya da gökyüzünün ihtişamında değil; senin gözlerinin içine sığmış halde duruyor. Ve ben o manzaraya her baktığımda, yeniden âşık oluyorum.”

Yorumlar