X'i ararken Y'yi buldum

NİSA

“Günaaydın sevgilimmm 🥰 Uyanabildin mi?

Bizimkilerle balkonda kahvaltıdayız. 

Uyanmadıysan da kulaklarının çınlamasından uyanmış olman lazım.

Sabahtan beri senden bahsediyoruz. 😊

Hepsinin sana çok selamı var!

Neyse daha fazla mesaj sesiyle rahatsız etmeyeyim. Uyanınca haberleşelim. 

Öpüyorum aşk bahçem.”

Parmağım ekrandan çekildiğinde, kalbimin ritmi balkondaki vantilatörün gıcırtısını bile bastıracak kadar hızlanmıştı. Gözlerimi bir an bile ayırmadan ekrana baktım. Baloncuğun hemen sağ alt köşesinde beliren o gri renkli tek tik, hayatımda gördüğüm en güzel şey olabilirdi. Numara ya kullanılmıyordu ya da hattın sahibi derin bir uykuda, belki de kapsama alanı dışındaydı. Dualarımın bu kadar hızlı karşılığını alması, içten içe büyük bir şükür sebebiydi. İçimden bir sonraki hamlemi planlıyordum: Bu masadan kalktığım ilk saniyede bu mesajları silecek, numarayı engelleyecek ve yalanımı bir süre daha "Yoğun çalışıyor, arayamıyor" diyerek sürdürecektim.

“Eee, ne yazdın? Göster bakalım,” diye sordu Sevda teyzem, sabırsızlıkla elini masaya vurarak.

Telefonun ekranını, üst kısmı parmağımla hafifçe perdeleyerek ona doğru çevirdim. Yazdıklarımı satır satır okurken teyzemin gözleri bir anda kısıldı. Sayfanın yukarısına, yani bomboş olan sohbet geçmişine doğru baktı. “İlk kez mi mesaj atıyorsun sen bu çocuğa?” diye sordu aniden. Tabi ya… Birkaç aylık bir ilişkinin sohbet geçmişinin bu kadar temiz, bomboş olması mahallenin baş dedektifinin gözünden kaçmamıştı.

Teyzemin şüpheci radarına yakalanmamak için yalanlarıma bir yenisini daha ekledim. “Mesajları okuyacağın için, aramızdaki o özel şeyleri görmeni istemedim teyze. Önceki tüm konuşmaları sildim,” diyerek telefonu hızlıca kendime doğru çevirdim. Mesaj hala tek tikti. Çok şükür, durum kontrol altındaydı.

Teyzem başını imalı bir hareketle iki yana sallarken “Ne konuştuysanız artık bu kadar özel…” dedi. Onun bu bitmek bilmeyen sinsi ve iğneleyici tavırları artık midemi bulandırmaya başlamıştı. Göğsümün üzerindeki o ağır baskıyı hafifletmek için bu söylediğine cevap vermedim. Sandalyemi hafifçe geriye iterek, “Size afiyet olsun,” deyip ayaklandım. Amacım bir an önce odama kaçıp hattı engellemekti.

Ancak Sevda teyzem, yudumladığı çayı tam o anda fışkıracak gibi öksürerek, “Nereye?” diye sordu. “Dur bakalım, daha mesajına karşılık gelmedi. Kaçıyor musun?”

“Teyze, çocuk uyuyor dedim ya. Nasıl hemen cevap atmasını bekliyorsun?”

Tam o anda elimdeki telefon aniden titredi. Balkonda yankılanan o tiz mesaj sesiyle beraber bütün vücuduma elektrik verilmiş gibi irkildim. Ve ben… hayatımdaki en büyük, en dondurucu şoku yaşadım. Ekrana düşen bildirimle gözlerim anında büyüdü, kalbimin atışı depara kalktı. Tek tik anında çift mavi tike dönmüştü ve karşı taraftan gelen mesajlar sürüsü bacaklarımın bağını çözmüş gibi beni tekrar sandalyeme oturtmuştu.

“Günaydın güzelim. Demek sabahtan beri kulaklarımdaki o tatlı çınlamanın nedeni sizsiniz, şimdi anlaşıldı.

Aleykümselam, hepsinin ellerinden öperim de...

Sen kimsin ve biz neden öpüşüyoruz aşk bahçem😄

Yüzümdeki tüm kanın çekildiğini hissettim. Adam resmen haklı olarak benimle dalga geçiyordu ama şu an bunu masadakilere açıklayamazdım. Teyzem ekrandaki kıpırdanmayı fark edip oturduğu yerde dikleşti.

“Hah bak… Gördün mü, uyandı işte! Hani bakayım, ne yazmış damat bey?”

Teyzemi tamamen duymazdan gelerek, adrenalinin verdiği o delice hızla klavyeye yumuldum. Parmaklarım adeta uçuyordu. Karşı taraftaki o yabancıya, hayatımı kurtarması için yalvaran şu mesajı yazdım.

“Kimsin bilmiyorum, numaranı tamamen salladım! Ama lütfen yalvarırım bozma. Teyzem konuşmamızı okuyacak. Eğer sevgilimmiş gibi davranmazsan bu masadan sağ çıkamam, sonra her şeyi açıklayacağım n'olur 🙏🙏🙏

Mesajı gönderdiğim salisede ekranda "Okundu" bilgisi belirdi. Karşı taraf resmen telefonu elinde tutuyordu. Masada bir açık vermemek için, attığım bu gizli yalvarış mesajını hızla seçip "Sadece benden sil" diyerek sohbet akışından yok ettim. Hemen ardından, sanki onun az önceki esprili mesajına normal bir sevgili gibi karşılık veriyormuşum illüzyonunu yaratmak için yeni bir şeyler yazmaya başladım. 

“Bakıyorum da sabah sabah yine komik tarafınızdan kalkmışsınız beyefendi!”

Ancak teyzem artık dayanamamıştı. Oturduğu sandalyeden aç bir kurt gibi ayaklanmış, masanın etrafından hızla dolanarak bir gölge gibi başıma dikilmişti. Gözleri doğrudan telefonun ekranındaydı. Nefesimi tutup karşıdaki bilinmeyenden gelecek darbeyi bekledim. Neyse ki karşımdaki gizemli yabancı, duruma inanılmaz bir hızla ayak uydurmuş, attığım çığlığı havada yakalamıştı.

“Azıcık takıldım hemen asılmasın o tatlı suratın.

E dökülün bakalım, ne kaynatıyorsunuz balkonda? 

Teyzenin o meşhur el açması böreğinden benim için de bir tabağa ayırdın mı, yoksa hepsini kuzenlerin mi gömdü?”

Gözlerime inanamıyordum. Adam resmen bir doğaçlama dehasıydı. Ama asıl bomba, yanı başımda duran Sevda teyzemin tepkisi oldu. Yazıyı okur okumaz gözleri parladı.

“Aa… Nisakuşum… Doğru mu görüyorum teyzem, damat benim böreğimi mi sordu?”

Teyzem resmen telefonun içine düşecek gibi eğilmişti ve az önceki o şüpheci, sinsi kadından eser kalmamıştı; şimdi pişmiş kelle gibi sırıtıyordu. “Ay bu çocuğu tanımadan sevdim vallahi! Ağzının tadını biliyor,” diyerek göğsünü kabarttı. “O buraya gelsin, ben ona kendi ellerimle kıymalı börekler açarım, tepsilerce hem de!”

Teyzeme yüzümdeki kasları zorlayarak, sahte ve zoraki bir gülüşle karşılık verdim. “Öyle teyze, sever böreği...” diye geçiştirdim. Neyse ki kadın aldığı bu övgüyle tamamen keyiflenmiş, gözlerini telefondan çekerek kendi yaptığı böreği övmek, damadın ne kadar saygılı ve zevkli olduğunu anlatmak için annemle hararetli bir muhabbete başlamıştı. Masadaki o ölümcül baskı bir anlığına dağılmıştı.

Fırsattan istifade, teyzemin kafasını çevirdiği o birkaç saniyelik boşlukta hemen klavyeye sarıldım ve şaşkınlık dolu mesajımı yazdım. 

“Yok artık! Kıyamet alameti mi bu, böreği nereden bildin?! 

Teyzem şu an ekrana bakıp 'Aman da damat benim böreğimi mi sordu' diye eriyor resmen 😭

Mesajı gönderdim. Karşı tarafın okuduğunu belirten mavi tikleri görür görmez, tıpkı bir önceki gibi bu mesajı da hızla seçip "Sadece benden sil" yaparak sohbet geçmişinden temizledim. Artık ekranda sadece onun börek sorusu ve benim birazdan yazacağım normal cevaplar kalacaktı. Kalbim hala küt küt atıyordu ama bu gizemli yabancı, beni kelimenin tam anlamıyla o masadaki infazdan çekip almıştı. 

“Ayırmaz olur muyum aşkımm… 

Sen seversin diye hemen iki dilim kaptım senin için.”

“Hem teyzem mesajını okuyunca çok mutlu oldu. 

"O damat buraya gelecek, ben ona özel ellerimle kıymalı börekler açacağım" dedi. 

Hadi yine iyisin, kaptın teyzemin kalbini 😂

“Kıymalı mı? Bak bu teklif reddedilemez işte. 

Teyzemin elini öpmeye ne zaman geliyorum?”

“Bu arada... "Aşkım" yazan o tatlı parmaklarından öperim.” 

“Çok ayıp ama, masadakiler okuyor diyorum sana 🫣

Neyse, sen ne yapıyorsun bakayım? Pazar pazar ne bu enerji?” 

“Klasiğimiz... Spordayım, idmandan yeni çıktım. 

Şimdi çocuklarla shake içiyoruz.”

“Aa ne güzel. Selam söyle Canlara…” 

“Neyse ben seni daha fazla meşgul etmeyeyim hayatım. 

İdman sonrası iyice dinlen sen. Sonra detaylı konuşuruz zaten. 

Çok öptüm!”

“Haberleşiriz güzelim. Dikkat et kendine. 

Teyzene de söyle, böreğe bizzat geleceğim. Hürmetler!”

Gizemli kişinin profil resminin olduğu kısımda o ‘çevrimiçi’ yazısı kaybolup yerini derin bir sessizliğe bıraktıktan sonra, telefonun ekranını adeta bir adli kanıt sunarmış gibi teyzemin gözünün içine soktum.

“Rahatladın mı teyze? Müfettişliğin bittiyse rahat bir nefes alabilir miyim artık?” diye sordum. Sesimdeki o kırgın ama dikbaşlı ton, üzerimdeki baskıyı nihayet onların üzerine yıkabilmiş olmanın verdiği haklı bir gururu taşıyordu.

Sevda teyzem, son bir umutla ekrandaki mesajlara, o sahte sohbet akışına hızla göz gezdirdi. Adamın börek hakkındaki o dahice doğaçlaması, kadının sinsi şüphelerini bir anda darmadağın etmişti. Yüzündeki o avını yakalamaya çalışan dedektif ifadesi yerini, şaşkın ama bir yandan da dedikodu zincirine yeni bir halka eklemiş olmanın verdiği tatlı bir memnuniyete bıraktı. Başını ağır ağır kaldırıp masanın diğer ucunda hala donakalmış bir halde bizi izleyen anneme döndü.

“Gerçekten sevgilisi varmış abla,” dedi, sesindeki o yenilgiyi gizlemeye çalışarak. “Hem de öyle sıradan biri değil, pek de hürmetli, lafını sözünü bilen bir çocuk. Boşuna günahını almışız Nisakuşumun.”

Annemin keskin bakışları, teyzemin bu itirafıyla anında beni buldu. Gözlerinde beliren o karmaşık duygu selini görebiliyordum; bir yanda ondan gizli iş çevirdiğim için duyduğu o anne kırgınlığı ve öfkesi, diğer yanda ise kızının nihayet ‘evde kalmadığını’ öğrenmenin getirdiği o gizli, toplumsal rahatlama. Dudaklarını araladı, muhtemelen çocuğun kim olduğunu, ailesini, ne iş yaptığını soracak o uzun sorgu seansını başlatacaktı.

Fakat bu kez ona o fırsatı vermedim. Tek bir kelime daha etmesine, beni yeni bir yalan labirentine sokmasına izin vermeden, altımdaki sandalyeyi bu kez sessizce geriye iterek masadan kararlı bir şekilde kalktım. Üzerimdeki yapış yapış Haziran sıcağına ve göğsüme oturan o ağır baskıya inat, omuzlarımı dikleştirdim.

“Şimdi izninizle, odama geçip test çözmem gerekiyor. Malum, hayatımda biri olsa da gelecek sene o sınıfta öğretmen olarak durabilmek için hala çalışmam gerekiyor,” dedim. Bakışlarımı masadaki kuzenlerimin ve kardeşlerimin üzerinde gezdirdim. 

“Size tekrar afiyet olsun.”

Arkamı döndüm ve balkondan içeriye, odamın o tanıdık, güvenli yalnızlığına doğru adımladım. Balkon kapısını arkamdan kapatırken, Sevda teyzemin anneme fısıldayarak yeni teoriler üretmeye başladığını duyar gibiydim. Odama girip kapıyı kilitlediğimde, sırtımı ahşap kapıya yasladım ve ciğerlerime dakikalardır almadığım kadar derin, özgür bir nefes çektim.

Kurtulmuştum. En azından şimdilik.


Yorumlar

  1. Eee bu kadar da dört ayak üstüne düşülmez kiiii😁

    YanıtlaSil
  2. Bizim adımız neeeee🙈

    YanıtlaSil
  3. Yaaa gece gece damladım buraya Tubum neler yazıyorsun sennnn

    YanıtlaSil
  4. Ay acilen devamı gelsin

    YanıtlaSil
  5. Hazırmış beyfendi dünden 😅

    YanıtlaSil
  6. Hshshhs ya olaya uyum sağlaması peki😅

    YanıtlaSil
  7. Ayyy ne olur hızlı gelsın bölümler

    YanıtlaSil

Yorum Gönder