Şehadet - Bayrak için 2 girizgah....

 MUBUKA

Kurşunların arasından ıslık çalarak geçen o ele avuca sığmaz çocuk, tehlikeyi bir oyun arkadaşı bellemişti. Ölümün soğuk nefesi ensesinde dolaşırken bile başını eğmemiş, her defasında bir yolunu bulup hayata fırlamıştı. Dünyanın bütün sokakları ona dardı; kabına sığmaz, sınır tanımazdı. 


Feleğin çemberinden geçerken attığı o gamsız ıslık, aslında korkuya tutulmuş bir meydan okumaydı.


Her türlü fırtınadan yelkenlerini tamir ederek çıkan o dev adam, hiç beklemediği bir iklimde fırtınaya yakalandı. Kurşunların delemediği bağrını, bir çift gözün ihaneti parçaladı. Her durumun altından kalkmayı, her düğümü çözmeyi bilen o mahir eller, bir sevdanın yükü altında ilk kez titredi.


Dünya üzerine yıkılsa "Eyvallah" diyecek olan adam, bir gönül enkazının altında kaldı. Bu seferki yara dışarıdan değil, tam merkezden gelmişti. Yere göğe sığamayan o koca ruh, şimdi küçücük bir hatıranın, kırık bir umudun ağırlığıyla toprağa mühürlenmişti. Hareket edemiyor, nefes alamıyor, o eski ıslığını hatırlayamıyordu.


Yıllar, o enkazın üzerinde tozlu tabakalar oluşturdu. Acı kanıksandı, yokluk bir kimlik haline geldi. Derken, zamanın ve mekanın anlamını yitirdiği o kurak mevsimde, mucizevi bir şey oldu.



"Hayatın bitti dediği yerden değil, sevdanın bittiği yerden yeniden başlarmış insan."



Hiç ummadığım bir anda, karanlığın içinden bir el uzandı. Eski bir dostun vefası mı, yoksa küllerinden doğan o yarın gölgesi miydi, bilinmezdi. Ama o el; nasırlı geçmişimi bilen, yorgunluğumu hisseden ve enkazın altındaki o çocuğu tutup çıkarmaya kararlı bir sıcaklıktı.


Sessizce dokundu ruhuma. Ve o an anladım ki; bazı insanlar bizi yıkmak için, bazıları ise yıkıldığımız yerden bizi cennete taşımak için hayatımıza girerdi.


Yorumlar

  1. Tubumm yeni bölüm ne zaman gelirrr acilen kübilenmemiz lazımmm

    YanıtlaSil

Yorum Gönder