Mimoza - 2. Bölüm
CİHAN Naim Yüzbaşı’nın aklından ne geçtiğiyle ilgili en ufak bir fikrim yoktu. Fakat mesai çıkışında kendimi dolabımın önünde bulmam ona her koşulda güvenmemden kaynaklıydı. Dolabın kapaklarını iki yana açtığımda askılarda sıralanmış ütülü gömlekler beni selamladı. Rengarenk, askeri disiplinle ütülenmiş, çizgileri cetvelle çizilmiş gibi net gömlekler… Parmak uçlarım gömleklerin kumaşında gezinirken zihnimde sürekli aynı soru dönüp duruyordu; klasik mi takılmalıyım yoksa spora mı kaçmalıyım? Ne yapacağımızı bilmediğim için elimi kolumu bağlı hissediyordum. Kafa dağıtmak için bir yere oturmaya mı gidecektik? Yoksa sadece sahilde ara sıra yaptığımız gibi yürüyüşe mi çıkacaktık? Yalnız mı olacaktık? Her zamanki gibi yanımızda birkaç dostu daha mı misafir edecektik? Belirsizlik, kıyafet seçiminde bile yakamdan ayrılmıyordu. Bir süre sonra, en doğru kararı havaya bırakmaya karar verdim. Temmuz başındaydık. Kıbrıs’ın güneşi gündüzleri insanın tenine kamçı gibi inerdi. Gökyüz...