Yüzbaşı ve Başsavcı - 10. Bölüm
OLCAY “Olcay.” Askeri üniformanın haricinde tanımakta zorlandığım kadının karşısında hazır ola geçerken “İyi akşamlar komutanım,” dedim. “Geciktiğim için kusura bakmayın.” Şule Binbaşı karşısındaki sandalyeye oturmamı işaret etti. “Gecikmen sorun değil ama sivil hayatta aramıza rütbeleri sokarsan kusuruna bakarım.” Yerime otururken “Emredersi-“ diyordum ki bir bakışla kelimeleri ağzıma tıktı. Masadaki yerimi alırken gözlerim yeniden başsavcıya kaydı. Çantasını düzeltiyordu ve bakışlarını bizden esirgemiyordu. Harika! Sanki bunun eksikliğini yaşıyormuşum gibi bir tek yemek yerken izlenmediğim kalmıştı. “Bir sorun mu var?” Şule başını omzunun üzerinden baktığım yöne doğru çevirdi. Neyse ki başsavcı önüne dönmüştü. Yanındakiler kimdi? Elini sıktığı adam kesinlikle baş çavuşluktan çıkma astsubaydı. Her hareketi onu ele veriyordu. Bu kadının tanıdığı tek asker belli ki ben değildim ya da beni araştırmak için tümendeki tüm askerlerle irtibat haline geçeceğinin ön gösterimiydi. Merakla ...